Bölge Adliye Mahkemeleri'nde Kararın UYAP'a Yüklenmekte Gecikmesi Nedenli Davacıların Faiz Zararı: Adaletin Dijital Hızı Ne Kadar Hızlı?

Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle birlikte UYAP (Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi) gibi sistemler, yargısal süreçleri hızlandırmayı ve şeffaflığı artırmayı vaat ediyor. Ancak pratikte karşılaştığımız bazı usuli gecikmeler, bu vaadin ne kadar gerçekleştiğini sorgulatmakla kalmıyor, vatandaşların ciddi hak kayıplarına uğramasına da neden olabiliyor.
Özellikle Bölge Adliye Mahkemelerinde (BAM) verilen kararların UYAP sistemine yüklenmesindeki gecikmeler, son dönemde sıkça karşılaştığımız, hukuki ve ekonomik boyutları olan ciddi bir sorun haline gelmiştir. Bu yazımızda, ofisimizce takip edilen emsal bir dosya üzerinden, "karar tarihi ile kararın UYAP'a yüklenme tarihi arasındaki uyumsuzluğun" yarattığı mağduriyetleri, işçi alacaklarındaki faiz zararlarını ve bu durumun adil yargılanma hakkı ile ilişkisini inceleyeceğiz.
Emsal Dosyamız Üzerinden Sorunun Tespiti
İş Mahkemesi'nde müvekkilimiz lehine sonuçlanan işçilik alacakları davası, Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'nin istinaf incelemesi neticesinde 04.09.2026 tarihinde KESİN olarak karara bağlanmıştır. Kararın kesinleşmesiyle birlikte, İcra Dairesi'ndeki dosyada bulunan ve borçlu tarafından yatırılan teminatın paraya çevrilmesi aşamasına geçilmesi gerekmektedir. İcra hukuku kuralları gereği, dosyadaki paranın alacaklıya ödenebilmesi için kesinleşme şerhli ilamın icra dosyasına sunulması şarttır.
Ancak sorun tam da burada başlamaktadır: Dairenin karar tarihi 04.09.2026 olmasına rağmen, karar UYAP sistemine tam 20 gün sonra, yani 24.09.2026 tarihinde yüklenmiştir.
20 Günlük Gecikmenin Maliyeti: Faiz Zararı ve Mağduriyet
Bu 20 günlük "sistemde görünmeme" süresi, ciddi bir ekonomik kayıptır. Özellikle işçi alacakları söz konusu olduğunda bu zarar daha da belirginleşmektedir.
Faiz Kaybı: 4857 sayılı İş Kanunu m. 34 gereği, işçi alacaklarına "bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz" uygulanır. Karar tarihi (04.09.2026) itibarıyla borçlunun temerrüt yükümlülüğü sona erdiğinden, ilamın sisteme yüklenmediği bu 20 günlük sürede müvekkilimiz, hem icradaki parayı tahsil edememiş hem de kanuni hakkı olan yüksek mevduat faizinden mahrum kalmıştır.
Rücu İmkânsızlığı: Yargısal işleyişteki bu gecikmeden kaynaklanan zararın, borçlu işverene yansıtılması veya icra dairesince tahsil edilmesi yasal olarak mümkün değildir.
Enflasyonist Etki: Yüksek enflasyonist ortamlarda paranın zaman değeri hızla düşmektedir. 20 günlük bir tahsilat gecikmesi, alacağın reel değerinde erozyona neden olmaktadır.
Hukuki ve Sosyal Boyut: Adil Yargılanma ve Mülkiyet Hakkı İhlali
Kararın verildiği gün ile UYAP’ta aleniyet kazandığı günün farklı olması, Anayasa (m. 36) ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (m. 6) ile güvence altına alınan adil yargılanma, makul sürede yargılanma ve mülkiyet haklarının özünü zedelemektedir.
Sosyal ve ekonomik açıdan korunmaya muhtaç olan işçinin, uzun bir yargılama sürecinin ardından hakkına kavuştuğu anda salt bürokratik/sistemsel bir gecikme nedeniyle yeniden mağdur edilmesi, hukuki güvenlik ilkesiyle bağdaşmamaktadır.
Ne Yapılmalı? Çözüm Önerilerimiz ve Hukuki Adımlarımız
Bu tür gecikmelerin yarattığı mağduriyetlerin önüne geçilebilmesi için usuli şeffaflık şarttır. Karar tarihi ile sisteme yükleme tarihi AYNI GÜN olarak tanzim edilmeli, yargısal süreçler dijitalleşmenin hızına tam anlamıyla entegre olmalıdır.
Ofisimiz olarak, yaşanan bu mağduriyet karşısında müvekkilimizin haklarını korumak adına Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığı'na resmi bir başvuru gerçekleştirdik. Bu başvurumuzda:
Müvekkilin 20 günlük gecikmeden kaynaklanan en yüksek mevduat faizi zararlarını talep etme hakkını,
6384 sayılı Kanun kapsamında Adalet Bakanlığı Tazminat Komisyonu Başkanlığı’na başvuru hakkını SAKLI TUTTUĞUMUZU bildirdik.
Ayrıca, bundan sonraki yargılamalarda benzer mağduriyetlerin yaşanmaması için sistem entegrasyonunun "karar tarihi ile eşzamanlı" gerçekleştirilmesi yönünde talepte bulunduk.
Sonuç olarak; adaletin tecellisi sadece doğru kararı vermekle değil, o kararın "zamanında" ve eksiksiz infazıyla mümkündür.





Yorumlar